Bookseer

Şu an olduğun
kişi için seçilmiş
kitaplar.

Her gün gel ya da mevsimde bir. Zevkine göre değil: yaşadıklarına göre.

App Store’dan İndirin Google Play’den alın

Bir yerlerde senin için yazılmış bir kitap var.

Adını hiç duymayabilirsin. Hiçbir listede yok, dostların da onu okumadı.

Bir kitap gerçekten zamanında gelebilir mi?

Metin gerçekliği değiştirir. Bir yemin evlilik kurar; bir hüküm, hapis; bir dua, teselli. Doğru anda gelen doğru sözler bir hayatı değiştirebilir.

Kitap, bedelini hayatıyla ödemiş birinin yazdığı uzun bir doğru sözler dizisidir. Korkuya karşı sözler. Kibre karşı. Sevgi için, cesaret için, yeniden başlamak için.

Sen ne taşıyorsan, senden önce biri onu taşıdı ve sözcüklerini buldu. Kitabın tek yapması gereken sana zamanında ulaşmak.

Bilge her şeyi okudu.

Büyük olanı, gözden kaçanı, unutulanı.

Yanıtlamadan önce sorar.

Çok soru, hiçbiri kitaplarla ilgili değil. Geceleri seni ne uyutmuyor, neyi kıskanıyorsun, neyden kaçınıyorsun.

Neden bu kitap. Neden sen. Neden şimdi.

Üç kitap gelir, her biri sana yöneltilmiş bir gerekçeyle. Tanıtım değil: bir teşhis ve bir reçete.

Ayna

Kürk Mantolu Madonna

Sabahattin Ali · 1943

Raif Efendi herkesin gözünde silik bir kâtiptir; oysa çekmecesindeki defterde, Berlin'de bir sergide Maria Puder'in otoportresi karşısında durduğu an ve yaşanmış koca bir başka hayat saklıdır. Sen de bir süredir iki hayat taşıyorsun: herkesin gördüğü hayat ve bavulunu topladığın hayat. Kitabı kapattığında hangi hayatın senin olduğunu adıyla söyleyebileceksin, ve bunu söylemek için geç kalmadığını da.

Yol

Zorba

Nikos Kazancakis · 1946

Girit sahilinde aylarca kurulan büyük düzenek gözlerinin önünde çöker; Zorba yıkıntının ortasında kollarını açar ve anlatıcıya kumsalda dans etmeyi öğretir. Kazancakis'in bu sahnesi şu an ihtiyacın olan tek dersi taşır: bir şeyin bitmesiyle bir insanın bitmesi ayrı şeylerdir. Sen kararını zaten verdin, yol belli; eksik olan plan değil, yıkıntıya bakıp gülebilen bir tanık. Zorba sana akıl vermez, iştah verir. Yola çıktığın hafta oku: bavulun aynı bavul kalır ama onu taşıyan el değişir.

Pencere

Düşünceler

Marcus Aurelius · 180

Bir imparator, savaş çadırında geceleri kendine notlar alır: yayımlamak için değil, sabah yeniden başlayabilmek için. Marcus Aurelius'un bir satırı vardır: yolun üstündeki engel, yolun kendisi olur. İki bin yıl öteden, tam da eşikte duran birine yazılmış gibidir. Bu kitap sana ne olacağını söylemez; neyin senin elinde olduğunu gösterir, gerisini sessizce bırakır. Yeni hayatının ilk sabahlarında, kahve soğumadan iki sayfa: küçük bir alışkanlık, ama taşıdığın yükü her gün yeniden tartar ve her gün biraz hafifletir.

Üç kitapta bir portre.

Bir okuma senindir, saklamak ve devretmek için. Kitaplarını günlüğüne kaydet; kartı, sana onu düşündüren dostunla paylaş. Bazı otoportreler kitaplarla çizilir.

Bugün olduğum kişi için
üç kitap.

Buna hâlâ son deyip duruyorsun. Daha yakından bak: bavulunu çoktan bir yer için toplamışsın. Bu üçü o yolu tanıyor.

Bilge sende neyi görürdü? bookseer.app

Dünya edebiyatının tamamı.

Roman, felsefe, anı, şiir, bilim. Hiçbir kitapçı okumanda yer almak için para ödemez.

Hatırlar.

Verdiğin her cevap ve sana verdiği her kitap saklanır. Bir sonraki okuma bir öncekinin bittiği yerden başlar ve hiçbir kitap iki kez gelmez.

Bir ömrün kitapları, bir ömrün istediği sırayla.

Hesap yok. Akış yok. Reklam yok. Yanıtların adın olmadan yolculuk eder.

App Store’dan İndirin Google Play’den alın